✦ Her gün yeni dizeler, yeni sesler·Kasım yarışması başladı: tema "göç"
✎ Şiir Yaz

"Kuyu" şiiri üzerine bir okuma

9 cevap · 1.143 gösterim · 24 Eylül 2026
Zeynep Koç
❧ Beyit Ehli
8 mesaj · 611 puan🧐🌹
#1

Emre Demirtaş'ın geçen hafta yayımladığı Kuyu şiiri üzerine birkaç not paylaşmak istiyorum. Okumadıysanız önce şiiri okuyun, kısa bir şiir.

Şiirin kurgusu çok yalın: Bir çocuk kuyunun ağzından içeri bağırıyor, ama dönen ses kendi sesi değil, annesinin adı. Bu tek imge bütün şiiri taşıyor.

Yankı ve kimlik. Yankı normalde bize kendi sesimizi geri verir. Burada ise kuyu, çocuğa kendini değil, kaynağını hatırlatıyor. İnsanın kendi sesinin altında hep başka bir ses vardır; şiir bunu söylemeden gösteriyor.

Derinlik ve yas. Kuyu Türk şiirinde ve halk anlatılarında hem saklanma hem kayıp yeri. Şiirde annenin yokluğu hiç açıkça söylenmiyor ama kuyunun karanlığı o yokluğu taşıyor.

Biçim. Şiirdeki dize kısalmaları, sanki ses aşağı indikçe zayıflıyormuş gibi. Son dizenin tek kelime olması, yankının son kırıntısı gibi.

Kuyu, çocuğa kendi sesini değil, sesinin nereden geldiğini geri veriyor.

Sizin okumalarınızı da merak ediyorum.

Doç. Leyla Er
Akademisyen
8 mesaj · 541 puan🧐☀
#2
Zeynep Koç yazdı: Emre Demirtaş'ın geçen hafta yayımladığı *Kuyu* şiiri üzerine birkaç not paylaşmak istiyorum. Okumadıysanız önce şiiri okuyun, kısa bir şiir. Şiirin kurgusu çok yalın: Bir çocuk kuyunun ağzından içeri bağırıyor, ama…

Zeynep, çok güzel bir okuma. Ben bir şey ekleyeyim: Şiirde "bağırmak" fiilinin seçilmesi önemli. Çocuk konuşmuyor, fısıldamıyor; bağırıyor. Yani bir çağrı var. Dönen annenin adı ise bir cevap değil, bir hatıra. Çağrı ile hatıra arasındaki o boşluk şiirin asıl mekânı.

Nuh Akın
✒ Dize Ustası
13 mesaj · 321 puan
#3

Ben şiiri okuduğumda annenin ölmüş olduğunu düşünmemiştim aslında. Bana daha çok, annenin çocuğu adlandırmadan önceki zamanı, yani çocuğun henüz "ben" olmadığı zamanı anlatıyor gibi geldi. Kuyu bir rahim gibi.

Zeynep Koç
❧ Beyit Ehli
8 mesaj · 611 puan🧐🌹
#4
Nuh Akın yazdı: Ben şiiri okuduğumda annenin ölmüş olduğunu düşünmemiştim aslında. Bana daha çok, annenin çocuğu adlandırmadan önceki zamanı, yani çocuğun henüz "ben" olmadığı zamanı anlatıyor gibi geldi. Kuyu bir rahim gibi.

Nuha, bu okuma çok cesur ve bence şiir buna da açık. Kuyu-rahim eşleşmesi düşünüldüğünde dönen adın annenin adı olması daha da anlam kazanıyor: İlk ses, ilk ad, ilk karanlık.

Murat Şen
Moderatör
Atölye hocası
16 mesaj · 904 puan
🎓 Atölye Hocası🦉💬🧐🌹
#5

Biçim üzerine bir not: Şiir serbest gibi dursa da ilk dörtlükte belirgin bir 7'li hece akışı var, sonra bilinçli olarak dağılıyor. Bu dağılmayı ben sesin kuyunun duvarlarına çarpması gibi okudum. Bilinçli mi tesadüf mü bilmiyorum ama işe yarıyor.

Kaan Rüzgâr
✧ Gazel Sahibi
18 mesaj · 957 puan🧐🌹
#6

Ben eleştiri dilinden pek anlamam ama şiiri okuyunca gerçekten tüylerim diken diken oldu. Kendi annemin adını içimden söyledim. Belki de en iyi okuma budur?

Doç. Leyla Er
Akademisyen
8 mesaj · 541 puan🧐☀
#7
Kaan Rüzgâr yazdı: Ben eleştiri dilinden pek anlamam ama şiiri okuyunca gerçekten tüylerim diken diken oldu. Kendi annemin adını içimden söyledim. Belki de en iyi okuma budur?

Kaan, bence de en iyi okumalardan biri bu. Bütün eleştiri aslında o tüylerin neden diken diken olduğunu anlamaya çalışmaktır 🙂

Hülya Ören
✧ Gazel Sahibi
11 mesaj · 974 puan💬🧐🌹
#8

Bizim köyde de eski bir kuyu vardı, çocukken içine adımızı bağırırdık. Bu şiir beni oraya götürdü. Bir de şunu sormak istiyorum: Kuyunun suyu var mı şiirde? Yoksa kuru bir kuyu mu? Bence fark eder.

Zeynep Koç
❧ Beyit Ehli
8 mesaj · 611 puan🧐🌹
#9
Hülya Ören yazdı: Bizim köyde de eski bir kuyu vardı, çocukken içine adımızı bağırırdık. Bu şiir beni oraya götürdü. Bir de şunu sormak istiyorum: Kuyunun suyu var mı şiirde? Yoksa kuru bir kuyu mu? Bence fark eder.

Hülya, çok iyi bir soru! Şiirde su hiç anılmıyor. Ben bunu kuru bir kuyu olarak okudum, yani hayat veren değil, yalnızca saklayan bir kuyu. Belki Emre'nin kendisi bir şey söyler.

Emre Demirtaş
VIP
❧ Beyit Ehli
12 mesaj · 762 puan💬📚☀
#10

Hepinize çok teşekkür ederim. Kendi şiirim üzerine bu kadar dikkatli bir okuma görmek beni hem utandırdı hem çok mutlu etti.

Hülya'nın sorusuna cevap: Kuyu bilerek kuru. Su olsaydı ses başka türlü dönerdi, daha yumuşak. Ben sesin taşa çarpıp sert dönmesini istedim.

Nuha'nın rahim okumasını ise hiç düşünmemiştim, ama okuyunca "evet, bu da orada" dedim. Şiir galiba benden daha çok şey biliyor. Murat Hoca'nın fark ettiği 7'li akış da bilinçliydi, yakalanınca sevindim 😊

Zeynep, bu başlık için ayrıca teşekkürler. Bir şiir yazdığında karşılığını böyle bulmak, kuyudan dönen sesi duymak gibi.

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol.
TEMA