Buzdolabının Uğultusu
Gece üçte evde uyanık iki şey var:
ben ve buzdolabı.
O hiçbir şey biriktirmiyor ama soğutuyor,
ben hiçbir şeyi soğutamıyorum ama biriktiriyorum.
Arada bir susuyor, birden,
bir cümlenin ortasında kalmış gibi.
O zaman duyuyorum
saatin aslında ne kadar yüksek sesle aktığını.
Kapağını açıyorum, bir şey almak için değil;
o küçük sarı ışık
mutfağa erkenden düşmüş bir sabah gibi.
Sonra kapatıyorum.
Uğultu yeniden başlıyor.
İkimiz de bir şeyi taze tutmaya çalışıyoruz,
hangisi olduğunu sabaha bırakıyoruz.
Yorumlar · 0