Saat Tamircisi
Çarşının en dar dükkânında
bir adam zamanı söküyor:
çarklar bir kaba, yaylar bir kaba,
akrep ile yelkovan ayrı ayrı yatıyor.
Vitrinde yirmi saat,
her biri başka bir şehrin saatini gösteriyor gibi;
hiçbiri doğru değil,
hiçbiri acele etmiyor.
Bir kadın getirmiş babasının saatini,
cenazeden beri durmuş.
"Pili mi bitti?" diye soruyor.
Adam büyüteci takıyor, uzun uzun bakıyor,
"Yarın gelin," diyor, "biraz tozlanmış, o kadar."
Kadın gidince kurguyu çeviriyor,
saat hemen tıkırdamaya başlıyor.
Akrebi ilerletmiyor ama;
durduğu yerden yürüsün istiyor,
bir insanın kaldığı yerden.
Yorumlar · 0