Üçüncü ders: İmale, zihaf ve vasl
Türkçe kelimeler aruza her zaman kolay oturmaz. Şairler bu yüzden bazı esnekliklere başvurmuş, ama bunların bir kısmı kusur sayılır:
İmale: Kısa (açık) bir heceyi uzun okumak. Örneğin ne hecesini kalıp gereği uzatmak. Türkçe kelimelerde sık görülür; azı caiz, çoğu kulağı tırmalar.
Zihaf: Uzun (kapalı) bir heceyi kısa okumak. Örneğin bir ya da her kelimesini kısa saymak. İmaleden daha ağır bir kusur kabul edilir, ama ve, ki, bu, şu gibi küçük kelimelerde gelenek biraz hoşgörülüdür.
Vasl: Ünsüzle biten kelimeyi, ünlüyle başlayan sonraki kelimeye bağlamak. Gönül ister → gö-nü-lis-ter. Böylece kapalı hece açılır, ölçü değişir. Bu bir kusur değil, bir imkândır.
Alıştırma: "Akşam oldu" ifadesini vasl yaparak ve yapmadan heceleyin, farkı yazın.