Dergâh Kapısı
Eşikte kaldım, ey dost, içeri girmeye yüzüm yok,
Bu hırka benden ağır, bu yolda bir sözüm yok.
Gelen geçen eğilir, öper kapının taşını,
Ben öpemem, utanırım, bende o gözüm yok.
Pirim dedi: Kapı sensin, eşik sensin, yol sensin,
Kime kapanır bu kapı, ki ondan özge özüm yok.
Yorumlar · 16
Şu sessizlik meselesini çok iyi anlatmışsınız 🙏
Bir film sahnesi gibi, her şeyi gözümün önünde görebiliyorum.
Şu an tam ihtiyacım olan şeydi, nereden bildiniz?
Bu şiiri okuyunca yazmaya yeniden başlamak istedim.
İlk dizede yakaladınız, gerisi zaten kendiliğinden geldi.
Kelimeleri tartarak seçmişsiniz, her biri yerinde ve ağırlığında.
Bir çırpıda yazılmış gibi duruyor ama belli ki çok emek var.
Ses tekrarları, özellikle ünsüzler, çok hoş bir doku oluşturmuş.
Yıllardır bu kadar sade ve derin bir şey okumamıştım.
Çok teşekkür ederim, güzel sözleriniz için.
Uzun zamandır bir şiire bu kadar takılıp kalmamıştım.
Bunu okurken çayım soğudu, hiç fark etmedim.
Duyguyu adıyla söylemeden hissettirmeyi başarmışsınız.
Haklısınız, o dizeyi bir daha düşüneceğim.
Teknik olarak çok sağlam, duygusal olarak da çok yakın.
Eleştiriniz için teşekkürler, bir sonraki şiirde deneyeceğim.